CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ, TACİZ VE TECAVÜZ (me too)

Ülkemizde ve dünyada   kadına karşı yapılan cinsiyet eşitliği, taciz tecavüz vakaaları eskisi gibi saklanmıyor. Artık gün yüzüne çıkıyor. Eskiden bu tip olaylarda suçu olmadığı halde kadınlar utanır, suçluluk duyar kimseye anlatamazlardı. Şimdi  ortaya çıkıp dava açıyorlar . Böylece bizim de bu durumdan en azından istatistiki bilgi düzeyinde bile olsa haberimiz oluyor.

İnternet ve medyanın dünyayı küçültmesi ile Amerika’da kelebek kanat çırpıyor Türkiye’de de etkisi hissediliyor.
Harwey Weistein davası ile hollywood ünlüleri öne çıkmaya ve ben de tacize uğradım diyerek başlarına gelenleri anlatmaya başladılar. Burada önemli olan şey sanırım benzer  şekilde diğer ülkelerde de insanların öne çıkması oldu. 

Me too ,bu terim ilk olarak Tarana Burke tarafından kullanıldı. Alyssa Milano tarafından ‘ sorunun büyüklüğünü hissettirmek için” tweet etmeye teşvik edilince popülerleşti.

Milyonlarca insan hastag olarak ”me too” yu kullandı.Twitter da bir çok  ünlüden gelen (Gwyneth Paltrow, Ashley Judd, Jennifer Lawrence, Uma Thurman vs) birçok cinsel şiddet hikayesi paylaşıldı.

Netflix Türkiye bu ay iki belgesel ekledi.İlki Seeing Allred isimli Kadın hakları avukatı Gloria Allred’in hayatına ile ilgiliydi. Hem aldığı taciz ve tecavüz davalarına yer verilmişti. Hem de Gloria Allred in kendi yaşamında uğradığı tecavüz ve tecavüzcüsünden hamile kalmasına değinilmişti.


Diğer belgesel ise bir  best modelin Linor Abargil’in tecavüz sonrası  yaşamını belgeliyordu.
Linor Abargil Best model yarışmasından iki hafta evvel Roma’da  arap asıllı biri tarafından tecavüze uğramış. Çok ciddi bir adalet mücadelesi sonucu tecavüzcüsünü hapse attırabilmiş bir kadın. Sonrasında avukat olmuş. Hala tecavüz mağdurları ile beraber çalışıyor.


Bundan bir kaç sene evvel ekşisözlük’te bir başlık açılmış idi. https://eksisozluk.com/bir-turk-kadininin-taciz-gunlugu–4353048  ilk entry tarihi 2014 imiş. Birçok kadın  yaşadığı deneyimleri anlatırken erkekler ise  yok sayıp normalleştirme eğiliminde yorumlar yapıyorlardı.
Türkiye’de resmi rakamlarda da  cinsel taciz nedeniyle açılan davaların sayısı korkutucu boyutlara ulaşmış durumda.

“TÜİK acı tabloya dair resmi rakamı açıkladı. Türkiye’de 2006 yılında cinsel taciz suçlamasıyla açılan dava sayısı 3 bin 649’dur. 2015 yılında, cinsel taciz suçlamasıyla açılan dava sayısı yaklaşık yüzde 400’lük bir artışla 13 bin 619’a yükselmiştir. Yine 2006 yılında çocukların cinsel istismarı nedeniyle açılan dava sayısı 2 bin 414 olarak açıklanırken, 2015 yılında ise aynı nedenle açılan dava sayısı yaklaşık yüzde 700’lük bir artışla 16 bin 957’ye yükselmiştir.”
Cinsiyet eşitsizliği sadece sokakta yüzümüze vurulmuyor maaş hesaplarımızda da karşımıza çıkıyor.

Kadınlar tüm eğitim düzeylerinde erkeklerden daha düşük ücret aldı
Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2014 sonuçlarına göre, yüksek öğretim mezunu düzeyinde bir kadın çalışanın ortalama yıllık ortalama esas iş geliri, aynı eğitim düzeyinde bir erkek çalışanın yıllık ortalama esas iş gelirinden %1,3 oranında düşük gerçekleşirken, bu farkın en fazla olduğu eğitim düzeyi %1,8 ile lise altı oldu. 


Siyasette de benzer bir tablo karşımıza çıkıyor. Nüfusun  %49,8’ini kadın nüfus ve temsil edilme oranımız  başarı gibi gösterilebiliyor.%40 ın altındaki her rakam başarısızlıktır.

Kadınlar siyasi alanda erkeklere göre daha az yer aldı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki kadın milletvekili oranı 1935 yılında %4,5 iken, 80 yıl sonra bu oran %14,7’ye yükseldi. Ülke karşılaştırmalarına bakıldığında, Avrupa’da 2014 yılında kadın milletvekili oranının en yüksek olduğu ülkeler; %45 ile İsveç ve %42,5 ile Finlandiya oldu.
Türkiye’de bakan sayısı 2015 yılında 27 olup bunların sadece %7,4’ü kadındır. Ülke karşılaştırmalarına bakıldığında 2013 yılında Avrupa’da kadın bakan oranının en yüksek olduğu ülkeler; %54,2 ile İsveç ve %50 ile Norveç oldu.
Ülkemizde belediye başkanı kadın oranı 2009 yılında %0,9 iken, 2014 yılında %2,9 oldu. Belediye meclisi üyesi kadın oranı ise 2009 yılında %4,2 iken bu oran 2014 yılında %10,7’ye yükseldi.


Cinsiyet eşitsizliği dünya ülkelerinin en büyük sorunlarından biri. Kadını mutsuz olan bir ülke refaha kavuşamaz. Kadını eğitimsiz olan ülkenin çocukları yetersiz kalacaktır. Dünya globalleşiyor denmişti artık dünya küçük bir köy. Dünyaya , dünyadaki ticarete uyum sağlamak  istiyorsak yani dünyada söz hakkı istiyorsak kadınları yok sayamayız.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer